MEME BÜYÜTME YÖNTEMLERİ

 

Meme kadınlığı simgeleyen bir yapıdır. Meme yapısı çok küçük olan veya bununla beraber sarkması da olan kişilerde kadınsı öz güven gibi psikolojik sorunlar görülebilmektedir.

Memelerin yeterince büyük olmamasının birden çok nedeni vardır. Çoğu kadının memesi doğuştan küçük olurken bazılarının ise doğumdan sonra emzirme işlemi veya kilo verme gibi nedenlerden dolayı sarkma ile beraber memelerde küçülme görülebilir.

Meme büyütme girişimindeki amacımız memelerde dolgunluk ve projeksiyonu arttırmak ve sonuçta hastanın kadınsı öz güvenini kazanmasını sağlamaktır.

Amerika Plastik Cerrahi Derneği resmi internet sayfasında meme büyütme ameliyatı için 2 cerrahi yöntem detaylı bir şekilde anlatılmıştır. Bunlar silikon protez ile büyütme ve yağ transferi ile olan girişimlerdir. İlk olarak Cronin and Gerow tarafından 1962 yılında kullanılan silikon protezler olsun veya içi sıvı dolu olanlar yıllar içinde bir çok teknolojik değişiklikler geçirmişler ve vücuda daha uygun olan, daha az komplikasyon oranlarına sahip son jenerasyonları ortaya çıkmıştır.

Silikon meme protezi küçük göğüslerin büyütülmesinde etkili, dramatik bir yöntemdir. Kullanılan malzemeler tıpta uzun yıllardır kullanılan, vücutla uyumluluğu birçok alanda kanıtlanmış ürünlerdir. Amerika İlaç Dairesi’nin (FDA) onayı sonrası zamanımızda en sık olarak içi kohezif jel dolu silikon protezler kullanılmaktadır. Amerika Plastik Cerrahi Derneği’ne göre 2012 yılında kullanılan meme protezlerin %62’si bu tür silikon implantlardı.

Timothy Schaub ve arkadaşları kendi serilerinin yanında geniş bir literatür taraması yapmışlardır (1696 makale). Sonuçta meme büyütme operasyonlarının memnuniyet oranı en yüksek cerrahi uygulamalardan biri olduğunu kanıtlamışlardır.

Yapılan uzun süreli klinik çalışmalar sonucunda silikon meme protezlerinin kanser yapmadığı; önceden süt verebilen bayanlarda süt verimini engellemediği de bilimsel olarak kanıtlanmıştır.

Yağ transferi ile büyütme yönündeki girişimler çok eskiye dayanmaktadır. Yeni çıkan bir yöntem değildir. İlk olarak literatürde 1895 yılında Czerny gövdede bulunan bir lipomu ( yağ kitlesi ) meme dokusu içine transfer ederek meme büyütme sağlamaya çalışmıştır.

En fazla yarım beden büyüme sağlayabildiği, sonrasında kist ve enfeksiyon gibi komplikasyonların oluşma olasılığının yüksekliği ve mikro kalsifikasyonların (kalsiyum tuzları) varlığının ileride meme kanseri görüntüsü ile karıştırılabileceğinden pek rağbet görmemektedir. Yarım beden büyüme tatmin edici bir sonuçta doğal olarak ortaya çıkarmaz. Verilen yağın büyük kısmının da zamanla vücut tarafından emileceği de bilinmelidir. Yağ transferi özellikle meme kanseri nedenli meme dokusu alınan bayanlarda meme rekontrüksiyonu sonrası bazı küçük asimetrilerin veya konturların düzeltilmesinde kullanılabilir.

Dolgu maddesi ile meme büyütme ise bilimsel olarak kanıtlanmamış, FDA onayı olmayan, yanlış yapıldığında çok büyük zararlar verebilecek, uzun dönemli bir sonuç vermeyen bir uygulamadır. Özellikle ameliyattan korkan kişiler için cazip olabilecek – çoğu zaman ameliyatsız meme büyütme yöntemi olarak lanse edilmektedir – bu yöntem ne yazık ki bugün uzman olmayan doktorlar tarafından kullanılmaya çalışıldığını görmekteyiz. Çok pahalı ürünler olduğu için de pazarlanmaya çalışılmaktadır. Bilimsel onayını aldıktan sonra bu tip uygulamalar ilk başta Plastik ve Rekonstrüktif, Estetik cerrahi uzmanları tarafından kullanılacaktır.

Meme yapısı yağ ve süt bezi ile dışarı açılan kanallarından oluşmaktadır. Bu kanallar dallanmış yapıları ile sütün atımını sağlarlar. Meme ucunda ayrıca sadece süt değil bazı sıvılar da bulunmaktadır ve meme ucunu sıktığınızda sıvı da gelecektir. Bu salgılar mikroplara karşı koruma görevi üstlenmiştir. Normalde deride bulunan ve normal şartlarda vücuda zararı olmayan deri üzerindeki mikrobial flora bu kanallardan içeri girerek içeride kendi ayrı düşük yoğunluklu florasını kurarlar. Vücut dengesi normal sınırlarında ise bu mikropların zararı yoktur.

Sentetik dolgu maddelerinin bırakın meme dokusunun içine meme dokusu altına da verilse jel kıvamındaki dolgu maddesi doku içine oradan da anlattığımız tübüler kanallara geçebilecektir. Çünkü etrafında onu sınırlayan bir kılıf yoktur. Bunun sonucunda enfeksiyonun meme içinde görülmesi hatta vücuda yayılması da olağandır. Bu ciddi olasılıklar dışında bu tür maddelerin damar içine kaçması da tehlikeli durumlar yaratabilecektir.

(Teflon), and expanded polyvinyl alcohol form-aldehyde) meme dokusuna verilerek büyüme sağlanmaya çalışılmıştır. Yine G. Patrick Maxwell, MD,Plast. Reconstr. Surg. 134: 12S, 2014 makalesinden öğrendiğimize göre bu uygulamaların Enfeksiyon, yabancı cisim reaksiyonları, fibrozis gibi birçok zararı görüldü. Bugün meraklandığımız konuları internette araştırma yolunu seçmekteyiz. Siz de bu tür reaksiyon ve komplikasyonların detaylı bilgilerini bu yolla bulabilir ve öğrenebilirsiniz.

Bu sert maddelerin zararları büyük olunca daha yumuşak, yarı sert maddelere yönelme olmuştur (including epoxy resin, shellac, beeswax, paraffin, petroleum jelly, and liquid sili-cone ). 1961 yılında Uchida sıvı silikon enjeksiyonu uygulamış ve büyüme sağlamaya çalışmıştır. Tekrarlayan enfeksiyon, granulomatöz değişiklikler, kronik enflamasyon hatta meme dokusunun ölmesi-çürümesi gibi sık görülen komplikasyonlar görülmüştür. Bu tür komplikasyonların varlığı ile Amerika’da serbest sıvı silikon ve diğer sert-yarı sert materyallerin enjeksiyonlarının büyümede sonuçsuz oldukları ve kullanılmamaları gerekliği ortaya çıkmıştır.

Aslında bu komplikasyonlar materyallerin belli sınırlarda dağılımlarının olmamasından kaynaklanmaktaydı. Bu nedenle direkt enjekte etmeyelim, bu maddelerin etrafını saralım, sınırlandıralım, bir zarfa koyalım denmiştir. Ve günümüz silikon protezlerin ilk jenerasyonları ortaya çıkmıştır. Bu protezler meme dokusu veya kas doku arkasına, hatta kas zarı altına ve hem kas hem de doku altına çift planlı olarak konulmuşlardır.

Ne yazık ki özellikle ticari kaygılar nedeni ile bazı dolgu maddelerin enjeksiyonu yapanlar var olmuştur. İlk zamanlarda çok çabuk eriyen dolgu maddeleri piyasaya sürülmüş ve bunların normal bir ameliyattan daha pahalı oldukları ve eridikleri göz önüne alınarak daha uzun ömürlü olanları ortaya çıkartılmıştır. Bugün yine de hangi madde kullanılırsa kullanılsın 40 dakikada büyütme sağladığı iddia edilen bu enjeksiyonlar sonrası meme en iyi şartlarda birkaç yıldan 5 yıla kadar sürede erimekte ve tekrarını gerektirmektedir. Olası komplikasyonlarını ise belirttik. Bizce bu işlem bilimsel olarak avantajları kanıtlanana kadar yanlıştır. Bilimsel olarak yeterli avantajları bulunamamış, FDA onayı bile almamış bu tür uygulamalardan şimdilik uzak durulmalıdır.

Bu tür uygular özellikle cerrah olmayan hekim veya hekim olmayanlar ile cerrah olup da bu tür ameliyatlarda tecrübe sahibi olmayan kişilerin biraz da maddi kazanç gayretleri ile gündemde yer tutmaktadır. En son basında bu dolguların başına ‘akıllı’ tanımlaması eklenerek pazarlanmaya çalışılmıştır. Akıllı dolguların zamanlar eridikleri tekrarının gerektiği, hatta silikon ile meme büyütmenin günah olduğunu düşünen kişiler tarafından tercih edilebileceği bile basında yer almıştır.

Meme büyütme ilaçları, memeyi büyüten egzersizler veya masajlar ise gerçek dışıdır. Bilimsel yanı olmayan bu fikirleri savunan bir internet sayfasında kişilerin önce bu tip yolların sonuç vermesine inanmaları gerektiği yazmaktadır. Bunu ciddiyetle ele almak tabi ki imkansızdır.

Bugün üzerinde en fazla fikir birliğine varılan, bilimsel olarak kabul görmüş, FDA onayı ile vücuda uyumlu tek yöntem silikon protezle meme büyütmedir. Tatmin edici tek sonuç bugün bu yöntemle mümkündür. Sadece 35-45 dakikada çok derin anestezi almadan bu ameliyatı olabilir aynı günün akşamı da eve dönebilirsiniz. Yeni çıkan son jenerasyon içi tam jel dolu silikonlar artık sertifikaları, garanti belgeleri ile hastalara verilmekte ve ömür boyu da kullanılabilmektedir. Türk lokumu gibi ortası kesildiğinde akmamakta ve patlama, sıvı sızdırma olayları da görülmemektedir.  

Başa dön