CERRAHİ OLMAYAN PROSEDÜRLER

BOTULİNUM TOKSİNİ:

Gülme, kızma, üzülme, ağlama, şaşırma, gözleri kısma gibi hareketler sonucu yüzümüzdeki mimik kasları hareket eder ve buna bağlı olarak üzerindeki ciltte de kırışıklıklar oluşur. Yıllar içinde bu hareketlerin tekrarlanması ve ciltteki incelmeler sonucu bu kırışıklıklar kalıcı hale gelir. Kişinin mimiklerini kullanma alışkanlığı, güneşe maruz kalma süresi, deri ve kas kalitesi, yaş ve cinsiyetine göre bu kırışıklıklar da değişik derecelerde olur.

Botulinum uygulamasında kullanılan madde, Clostridium botulinum adlı bakteri tarafından salgılanan bir proteindir. Bu madde sinirlerden kaslara olan elektriksel iletiyi bloke ederek, uygulanan bölgedeki kasın fonksiyonunu geçici olarak azaltır veya yok eder. Yüzdeki mimik kası fonksiyonunu kaybedip kasılamayınca, üzerindeki ciltte oluşan kırışıklıklar da azalır veya yok olur. Botulinum etkisi süresince bu mimik kasları isteseniz de tam kapasiteyle çalıştıramazsınız. Bu dönem içinde cilt kendisini toparlama fırsatı bulur.
Botulinum bir mucize değildir. Yüzünüzde kalıcı olarak hiçbir değişiklik yapmayacaktır. Ayrıca sizi 20 yıl önceki görünümünüze de kavuşturmayacaktır. Botulinum uygulamaları sadece yüzünüzün belli bölgelerindeki kırışıklıklarda geçici düzelme sağlar. Daha etkili bir sonuç için yüz germe vb. operasyonlara ihtiyaç duyulabilir.

Botulinum şu durumlarda kullanılır:

  • Migren ağrılarının azaltılması,
  • Koltukaltı ve el-ayak tabanlarındaki terlemenin azaltılması,
  • Yara izi revizyonu operasyonlarından sonra daha az iz kalmasını sağlamak için,
  • Alın bölgesindeki yatay çizgiler,
  • İki kaş arasında yer alan ve çatık kaş görünümüne yol açan çizgiler,
  • Her iki kaş yan taraflarının yukarı kaldırılması
  • Her iki göz yan tarafında yer alan ve yüz yaşlanmasını gösteren çizgiler ve kırışıklıklar (kaz ayağı çizgileri ) ,
  • Alt göz kapağındaki çizgiler ve kısık göz şikayetinin düzeltilmesi,
  • Burun köküne yakın yer alan yatay çizgiler,
  • Burun ucunun kaldırılması,
  • Gülerken üst dişetinin görünmesi,
  • Üst ve alt dudaktaki dikey çizgiler (sigara içimi çizgileri ),
  • Dudak köşelerinin yukarıya kaldırılması,
  • Alt dudak ile çene arasındaki yatay çizgi,
  • Çene cildinin daha pürüzsüz hale getirilmesi,
  • Boyundaki yatay çizgilerin ve dikey bantların tedavisi,

Botulinum nasıl uygulanır?

Tedavi bölgesi, 20-30 dakika önce temizlenip anestezik etkili krem uygulanır.
Botulinum toksini çok ince uçlu özel iğneler ile birkaç noktadan kas içine enjekte edilir. Uygulama esnasında hastayı çok rahatsız eden şiddetli ağrı şikayeti oluşmaz.

Tedavi Nasıl uygulanır?
– Hasta yatırılmaz, yarı oturur pozisyona getirilir.
– Enjeksiyonlar, 30 G’lık iğnelerle kas içine 30 – 45 derecelik açıyla uygulanır.
– Her noktaya ortalama 4-7 Ü etken madde enjekte edilir (Bu dozu doktorunuz değiştirebilir).

Tüm uygulama 10-15 dakika sürer.


Hastaya öneriler;

Tedavi sonrası 4 saat kadar mimiklerini kullanmamalıdır (yani gülmemelidir) ve yatmamalıdır (Aksi takdirde ilaç yayılabilir. Amaç, uygulandığı yerde ilacın etkisini göstermesidir). Botulinum uygulamasından hemen sonra yüz yıkanabilir. Ancak, enjeksiyon yapılan bölgelere iki gün masaj yapılmamalı, özellikle makyaj temizlenirken o bölgeler fazla ovuşturulmamalıdır. Yine iki gün için aerobik, step gibi egzersiz programlarına ara verilmelidir. Gerekli olursa 15 gün sonra hasta kontrole çağrılır.

Botulinum etkisi ne kadar sürer?
Etki uygulamadan 3-7 gün sonra başlar ve 3-6 ay devam eder.  Terleme tedavisinde bu etkinin daha uzun sürdüğü gözlemlenir.

Botulinum’un zararı var mı?
Botulinum 15 yıldır estetik amaçlı olarak kullanılmaktadır. Kas hastalıklarında kullanımı ise çok daha eskiye dayanmaktadır. Bu süreler içinde Amerikan ilaç araştırma dairesi FDA’nın da onayladığı botulinum tüm dünyada yaygın olarak kullanılmaktadır.


Riskleri ;

– Enjeksiyon bölgesinde kızarıklık, morluk, şişlik(1-2 gün) nadiren sürebilir.
– Geçici Baş ağrısı
– Ptozis (göz kapağı düşüklüğü): zamanla düzelir

Alerji yapar mı?

– Birçok bilimsel makaleye göre allerjik olmadığı düşünülmektedir. Yine de çok nadir de olsa allerji yapabileceği ihtimali göz önünde bulundurulmalıdır.

Referans: Amerikan Plastik Cerrahlar Derneği web sitesi

GÖZ ÇEVRESİ KIRIŞIKLIKLARI (KAZ AYAĞI BÖLGESİ)
Yıllar geçtikçe daha az çalışan hücreler ve dış etkenlerin yarattığı olumsuz etkiler ne yazık ki kendini ilk olarak göz çevresinde göstermeye başlar. Botulinum dışında hiçbir yöntem, kırışıklıkların görünümünü azaltmada bu kadar etkili olmamıştır. Genç ya da yaşlı fark etmez, botulinum toksin enjeksiyonu kaygılı ya da yorgun görünümü silmede etkili bir yöntemdir ve birkaç dakikada tamamlanır. Göz çevresindeki sorunlara sadece ilerleyen yaşımız ve mimiklerimiz neden olmaz. Uykusuzluk, aşırı kafein tüketimi, bilgisayar ve tablet ekranları, televizyon karşısında geçen uzun saatler, dengesiz beslenmek ya da yeteri kadar uyuyamamak da göz çevremizi yorgun, yıpranmış ve yaşlı gösterir. Göz çevresinin aşırı hassas oluşu daha çabuk yıpranmasına yol açtığı için, en sık görülen sorunlar da göz çevresi kırışıklıklarıdır. Göz çevresi kırışıklarında botulinum toksin, estetik uygulamaların en popüleridir. Botulinum toksin uygulaması, çizgilerin oluşmasına neden olan kasların hareketini minimuma indirir. Enjeksiyonun etkisi yaklaşık dört gün içinde ortaya çıkmaya başlar, tam sonucun alınması ise bir hafta sürecektir ve işlemin yaklaşık 4 ila 6 ayda bir tekrarlanması gerekir.
ALIN KIRIŞIKLIKLARI

Alın Kırışıklıkların gidermesinde hemen akla en sık kullanılan botulinum yöntemi gelir. Tedavide kullanımı, sinirler ve kaslar arasındaki uyarıları kesintiye uğratmasından kaynaklanıyor. Kesintiye uğrayan sinirlerde kasları uyaramıyor ve kaslar serbest kalmak mecburiyetinde kalıyor. Kısaca tabiri caizse kırışık olan bölgeyi felç ediyor. Bu da alın kırışıklıkları, kaş arası çizgilerin ve göz çevresi, kaz ayağı kırışıkları gibi yüzün üst kısmındaki kırışıkların giderilmesinde ya da cildinizin mimiksiz ve düzgün bir görünüm almasını sağlıyor. Botulinumtoksin uygulamasının etkisi kalıcı değildir. Tedavi yaklaşık 10-15 dakika sürer uygulamadan sonra kişi normal yaşamına devam eder. Etkisi 7-8 gün içinde ortaya çıkar aktif kırışıklık azalmaya başlar. Etki süresi 4-6 aydır

KAŞ ÇATMA ÇİZGİLERİ

Gözleri kısmak, çatmak veya gülmek gibi mimiklerin yanı sıra, çevresel faktörler ve yaşla beraber cilt elastikiyetinin azalmasıyla kaş çatma çizgileri veya göz kenarlarında kaz ayağı kırışıklıkları gittikçe artar ve derinleşir.
Botulinum toksin uygulaması, kaş çatma cizgileri ve göz kenarlarındaki kazayağı görünümünü hafifletir veya yok eder, ayrıca bu kırışıkların derinleşip yerleşmesini engeller.
Kaş çatma çizcilerininde en etkili tedavi, botulinum toksin uygulamasıdır. Uygulama düzenli olarak yapıldığında, çizgileri azalmaktır.
İlaç terbiye edilmesi gereken mimik kaslarının içine ince iğnelerle enjekte edilerek, kasların hareketini minimuma indirir ve böylece kırışıklıklar açılır, ileride oluşacak mimik çizgileri önlemiş olur.
Enjeksiyon iğnelerinin ince olması ve ilaç miktarının az olması nedeniyle hissedilen ağrı çok hafiftir. Uygulama sırasında olabilecek hafif acıyı azaltmak için işlemden 15-20 dakika önce anestezik özelliğe sahip krem sürülür. Botulinum toksin uygulaması birkaç dakikada tamamlanır ve işlem sonrası kişi günlük hayatına geri döner. İlaç, uygulamayı takip eden 3 ila 7 gün içinde tam olarak etkisini gösterir. Ortalama 3-5 aydan sonra etki azalmaya başlar ve 6 ay sonrasında ise tamamen biter

DUDAK ÜSTÜ SİGARA ÇİZGİLERİ

Dudak üstü cildi yaşla beraber daha ince ve daha kırışık hale gelir, dudak çevresindeki çizgiler de derinleşir. Dudağa şeklini veren yapılardan olan kolajen ve elastin zamanla hem kalitatif hem de kantitatif olarak değişir; böylece dudakların üstünde, altında ve çevresine çizgiler oluşmaya başlar. Bu çizgilenmeler ve kırışıklık sigara içme, genetik yatkınlık, mimik kaslarının aktivasyonu ile daha da artar.
Bu problemlerin tedavisinde uygulanan yöntemlerden birisi botox uygulamasıdır. Botox, dudak çizgisinin kenarları boyunca kırışıklıklara neden olabilecek kasları geçici olarak rahatlatmak suretiyle konuşurken veya sigara içerken dudak üstünde oluşan çizgileri azaltır ve derinleşmesini önler.
Dudak yapılan botox dudak dolgunlaştırma anlamına gelmemektedir. Dudak botoksu dudakta hacim artışına neden olmaz, var olan çizgilerini düzeltir. Ancak zayıf ve kırışık dudak çizgisinin kontörünü iyileştirmek ve dudak dolgunluğunu arttırmak için ek olarak hyalüronik asit dolgusundan faydalanılabilir. Uygulaması sadece 10 dakika sürer, sonrası hemen normal hayatınıza geri dönebilirsiniz. Botoks sonrası geçici bir kızarıklık olup 5-6 dakikada düzelir. Botoksa bağlı kalıcı yan etki yok denecek kadar nadirdir, kızarıklık ve şişlik –eğer oluşmuşsa-kısa sürelidir. Botoks etkisi 3 günde başlar, 15 günde maksimum etki oluşur. 3-4 aydan sonra etkinliği azalır.

BOYUN ÇİZGİLERİ

Cildimiz ne kadar bakımlı ve genç olsa da boyundaki kırışıklık ve enine çizgilenmeler problem olarak ortaya çıkabilir. Göz bölgesi kadar hassas olan boyun derisinde oluşacak yatay çizgilerin ve kırışıkların tedavisi botoks ile mümkün olabilmektedir. Botoks tedavisi ile ek olarak boynun yan tarafındaki bant şeklindeki görünüme neden olan gergin kaslar da gevşetilerek daha doğal bir görünümün kazanılması sağlayanabilir.
Boyun bölgesine botoks uygulaması kısaca şu şekilde yapılmaktadır: Lokal anestezik krem uygulaması sonrası çizgilenmeye neden olan kasların içine iğneyle belli dozlarda ilaç uygulanır, böylece kırışıklığa neden olan kasların aktivitesi geçici olarak durdurulmuş olur. Uygulama 5-10 dak içinde tamamlanır ve etki 3-5 gün içinde başlamaktadır.
Özellikle kırışıklıkların başlangıç döneminde tedaviye başlanırsa daha başarılı sonuçlar alınmaktadır. Tedavi sonrası çene daha belirginleşir ve ideal görünüme daha yaklaşılmaktadır. Kaslardaki bu gevşeme 3-6 ay kadar sürer, yani etkinin devamı için işlemin düzenli bir şekilde tekrar edilmesi gerekmektedir.

DEKOLTE BÖLGESİ ÇİZGİLERİ

Kadınlarda boyun estetiği kadar dekoltenin de güzelliği ve estetik duruşu önemlidir. Sıkılığını kaybeden cilt, güneş ışınlarıma maruz kalma, sürekli yüz üstü yatma ve sigara-kafein vb nedenlerle artan kırışıklıklar, boyun ve dekolte bölgesindeki estetik görünümü olumsuz etkiler. Botoksla dekolte bölgesini estetiği uygulamaları sayesinde dekoltedeki kırışıklık ve çizgileri azaltılabilir.
Dekolte bölgesindeki tüm çizgilenmeler kadınlar için gerçekten rahatsız edici bir görüntü yaratır. Buna ek olarak bu bölgede elastikiyet kaybına yol açan yağ birikmesi ile deri sarkmaları görülür. Tedavide bu bölgedeki deri elastikiyetinin bozulmasıyla oluşan sarkma ve ince kırışıklıkları özel dolgu maddeleriyle doldurarak daha gergin ve pürüzsüz bir bölge elde edilmesi hedeflenir. Bu bölgeye uygulanan botoks kırışıklık ve çizgileri azaltarak daha gergin bir görüntünün ortaya çıkmasını sağlar.
Botoks uygulaması minik iğnelerle kaslara ilacın verilmesi şeklinde acı hissedilmemekle birlikte uygulamadan önce anestezik etkili bir krem sürülebilmektedir. Uygulama 10-15 dakika içinde bitmekte ve sonrasında herede kısa sürede iyilik hali görülmeye başlar, tam etkisini ise 3-7 günde gösterir. Ancak bu etki 3-4 ay arasında bir süreçte kaybolmaktadır

MİGREN TEDAVİSİ

 

Migren her 7 kişiden birinde, kronik migren ise her 10 kişiden birinde görülen bir rahatsızlıktır. Başağrısı, mide bulantısı-kusma, ses ve kokuya aşırı duyarlılık gibi belirtilerle kendini belli eder. Estetik tedavinin vazgeçilmezlerinden olan botulinum toksin sadece güzellik için değil, dayanılmaz baş ağrılarına sebep olan migren tedavisinde de kullanılmaktadır.

Botulinum toksin uygulama alanlarında sinir-kas geçiş noktalarını bloke ederek kasları gevşetir. Migrenin tetik noktalarında kasların gevşemesinin tedavideki etki nedeni olduğu düşünülmektedir. Böylece hem alın ve şakaklardaki kırışıklıkların giderilebilir, hem de migren ağrılarında azalma sağlanabilir.

On dakika gibi kısa bir sürede uygulanan botulinum toksin etkisi yaklaşık 6 ay kadar sürebilir. Etki hem ağrıların şiddetinin azalması hem de nöbetlerin aralıklarının uzaması şeklinde kendini gösterebilir. 

TERLEME TEDAVİSİ KOLTUK ALTI BÖLGESİ

Vücudun ısı dengesini koruyabilmesi için terlemek şart . Terleme, sağlıklı her insanda olması gereken ve kontrol edilemeyen fizyolojik bir olaydır. Vücuttaki tuz, su ve ısı dengesini sağlayan terleme toksinlerin atılmasını sağlar. Sosyal hayatta kadın ve erkekleri terlemek hem görüntü hem koku bakımından zor durumda bırakan bir durum. Hiperhidrozis; yani aşırı terlemede de botox kullanımı oldukça yaygın.

El içi, ayak tabanı ve kol altı alanları gibi özel bölgelerde gözlenen aşırı terlemeyi azaltmak için kullanılabiliyor. İnsan vücudunda 5 milyondan fazla ter bezi var. Yoğun olarak ter bezlerinin bulunduğu bölgelerden biri de koltuk altı bölgesi.  Vücutta normalde  metrekare başına dakikada 1 mililitre ter salgılanır bazı kişilerde bu miktar, 40 katına kadar çıkabiliyor. Özellikle aşırı terleme sorunu olanların bu durumdan uzun süreli kurtulmak için burada daki amaç, ter bezlerine gelen aşırı uyarıyı azaltmak yani uygulamada kaslarla ilgilenilmiyor yapılan bölgede sinir iletimini engelliyor ve sinirler bloke edildiği için terleme duruyor.

Sıklıkla koltukaltı terlemesinden şikayet ettiklerini, botox uygulamasının bu bölgelerde sıklıkla tercih edilir. Bu bölgelerin yaklaşık 2 mm derinliğine çok ince uçlu iğnelerle botoks ilacı enjekte edilir. Enjeksiyon, kas içine değil cilt altına uygulanıyor. Terleyen sorunu olan  bölgelere botulinum toksin uygulandığında terleme ve buna bağlı ter koku şikayeti olan kişilerde başarılı sonuçlar elde ediliyor. Enjeksiyonun uygulanmasının sonraki ilk 7 gün içinde etkisi ortaya çıkayor, 4-7 ay boyunca terleme 

bu uygulama bölgesinde işlevi geçici olarak, tamamen veya ciddi oranda azalır. Krem anestezi uygulaması veya soğutucu spreyle ağrı kontrolü sağlanarak 10 dakika uygulama yapılıyor. Bu sayede, kişinin nispeten ağrısız ve konforlu bir uygulama geçirmesi sağlanıyor. Tedavinin etkisi, terleme sorunu olan  kişilerde 4 ay, normal seviyede terleme şikayeti olanlarda 7 ayı buluyor ama genel olarak 6 ay sürüyor. Aşırı terleme sorunu olanların yılda 2 seans terleme botulinum toksin yaptırmalıdırlar.

18- 65 yaş arasındaki terlemeden şikayetçi herkese uygulanan bu işlemde kişi günlük hayatına hemen dönebilir. Ancak cildinin üzerinde enfeksiyon olan hastalar, hamileler, emziren anneler, özellikle kaslarda görülen kas zayıflığı gibi nörolojik hastalıkları olanlar, botoks uygulaması yaptırmamalı. 

YANAK VE ELMACIK KEMİĞİ DOLGUSU

Hyaluronik asit zaten vücudumuzda var olan bir asit türüdür ve bir görevi su tutmaktır. Hücre kültürlerinden de elde edilebilen bu madde yüzde yaş ilermesi ile ortaya çıkan hacim kaybını dengelemekte ve istenmeyen ince çizgilerin ve yüz hatlarının düzeltilmesi amacıyla cildin derin oluklarına enjekte edilmek suretiyle kullanılır.

Yanak ve elmacık kemiğine enjekte edilebilen hyaluronik asit bu alanlara dolgunluk kazandırarak hem daha hacimli ve daha sıkı hale getirir, hem de hafif bir lifting etkisi yaratır. Yanak ve elmacık kemiği hatları belirginleştirilir, yüze daha genç ve orantılı bir görünüm verilir.

Kullanılan dolgu maddesinin türüne ve konumuna bağlı olarak sonuçlar 6 ila 18 ay devam eder. Estetik iyileşme sağlayabilmek için bu süre sonunda veya çizgiler ve sarkmalar tekrar baş gösterdiğinde işlemi tekrarlamak gerekir.

DOLGU UYGULAMALARI:
Yaş ilerledikçe cildimizin yapısında bulunan kollajen, elastin, hyalüronik asit gibi bazı kritik proteinler azalır ve yer çekimine verdiği savaşta yenik düşer. Dolayısıyla deri kalınlığını, esnekliğini, yüzey yapısını ve güzel görünümünü kaybeder kırışır ve sarkar. Deri sarkması en belirgin olarak yanaklarda, boyun bölgesinde ve göz kenarlarında gözlemlenir. Dermal ve deri altı dolgu maddeleri yüzdeki hacim ve dolgunluğu geri kazanmaya, yaşlanma etkilerinin azaltılmasına yardımcı olur. Günümüzde uygulamalarda genelde kolajenin içeriğinde doğal olarak bulunan hyalironik asid bulunmaktadır. Bu madde enjekte edildiğinde volüm etkisi ile ve aynı zamanda su tutarak yüzde istenmeyen girinti-kırışıklıkları azaltır, dudak vb. yapıları kalınlaştırır ve cildin daha gergin görünmesinde yardımcı olur. Dermal dolgu maddeleri erken yaşlanma belirtilerini azaltmak için kullanıldığı gibi yüz gençleştirme cerrahisi geçirmiş kişilerde destek tedavide de yardımcıdır. Dermal dolgu maddeleri ile neler yapılabilir:
  • Dudak kalınlaştırma
  • Yüz kırışıklıklarının yumuşatılması, dudak kenarındaki gibi girintilerin ve bazı izlerin görünümünün daha kabul edilebilir hale getirilmesi
  • Yüzdeki kontur deformitelerinin azaltılması
  • Alt kapakların gölgesinin azaltılması (bu işlem için kliniğimizde yağ enjeksiyonu tercih edilmektedir, hyaluronik asidden kaçınılmaktadır)
Dermal dolgu maddeleri neler yapamaz: Bazı hastalar için, yüz germe, kaş kaldırma veya göz kaldırma gibi cerrahi müdahaleler en iyi yaklaşım olabilir. Yumuşak doku dolgu maddeleri gibi minimal ve tekrar isteyen gençleştirme tedavileri, cerrahi ile aynı sonuçları elde edemez, ancak yüz germe işleminin uygun hale geldiği süreyi geciktirmeye yardımcı olabilir. Adaylar: Aşağıdaki durumlarda dermal dolgu maddeleri için iyi bir aday olabilirsiniz:
  • Fiziksel olarak sağlıklı
  • Görünümünüzü iyileştirmek için olumlu bir bakış açısına ve gerçekçi hedeflere sahip olan
  • İyi cilt sağlığını korumaya kararlı kişiler.
Bir profesyonel seçin: Her ne kadar dermal dolgu maddeleri yüze ait bölgelerin dolgunluğunu sağlamakta ve daha genç bir görünümü geri kazanmada belirgin bir iyileşme sağlayabilen hızlı, ofis içi bir prosedür olsa da etkili ve güvenli müdahale için uzmanlık eğitimi almış ve yüz anatomisini kapsamlı bir şekilde bilen bir hekimin varlığı şarttır. Herhangi bir tıbbi prosedürde olduğu gibi dermal dolgularda önemli -yan etkiler meydana gelebilir, bu nedenle yeterlilik sertifikalı bir uzman (ör. Estetik Plastik Cerrah) tarafından tedavi edilmesi güvenliğiniz ve iyi sonuçlarınız için gereklidir.

Referans: Amerikan Plastik Cerrahlar Derneği web sitesi

DUDAK KALINLAŞTIRMA VE ŞEKİLLENDİRME

Dudak kalınlaştırma işlemi 2 şekilde yapılabilir. Bunlar;
1.YAĞ ENJEKSİYONU (LİPOFİLLİNG)
Kişinin kendi vücudundan alınan yağ dokularının birtakım işlemlerden geçirildikten sonra tekrar dudaklara enjekte edilmesidir. Dolgu maddeleri yumuşaklık ve katlanabilirlik özelliğine sahip olmalıdır. Bu nedenle dudak büyültme işlemini kişini kendi yağıyla yapmak en doğal ve risksiz yöntemdir. işlem 10 dakika sürer ve hastane şartları gerektirir. İşlem sonrası 2-3 hafta kadar dudaklarda belirgin şişlik olur. Enjekte edilen yağ ın ortalama %25 i hayat boyu dudaklarda kalır. Bu nedenle kalıcı dolgun dudaklara sahip olmak için ortalama 6 ay arayla yapılacak 3 yada 4 seans yapılması gereklidir.
2. HAZIR DOLGU MADDELERİ
Birçok çeşit hazır dolgu maddesi bulunmaktadır . Dolgu maddesi tipine göre kalıcılıkları farklılık arz etmektedir.
Uzun süreli dolgular (2-5 yıl) risk teşkil etmekte komplikasyon ihtimalleri oldukça fazla olmakta aynı zamanda sert dokuları nedeniyle doğallıktan uzak olmaktadırlar. Bu nedenle kliniğimizde 6-8 ay kalıcılığı olan hyaluronic acid (Juvederm) harici herhangi bir sentetik dolgu maddesi kullanmamaktayız .
Hyaluronic asit (juvederm) dolgu maddesi muayenehanede yapılan birkaç dakika süren bir işlemdir. Özel bir kremle yaptığımız uyuşturma işleminin ardından üst dudağa bir miktar dolgu maddesi enjekte ediyoruz sonra hastamıza ayna verip bakmasını istiyoruz. Hasta ebatı begenirse kalan dolgu maddesini alt dudağa kullanıyoruz. Hasta aynada baktıktan sonra miktarı az bulursa aynı bölgeye bir miktar daha enjekte ediyoruz .Bu sayede işlem sonrası hastanın sürprizle karşılaşmamasını sağlıyoruz.
Üst dudakta iki ayrı bölgeye dolgu yapılmaktadır. Bunlardan birincisi volüm verip dudağı dolgunlaştırmak amaçlı vermillion dediğimiz dudağın kırmızı kısmına yapılan büyültme işlemidir. Diğeri ise white mucucutan line dediğimiz dudak kırmızısıyla deri beyazının birleşim çizgisidir. Bu bölgeye dudağı şekillendirmek silik birleşim çizgisini yükselterek dudakların daha şekilli ve hoş durmasını sağlamak ayrıca dudagın M şeklini ortaya çıkarmak amaçıyla yapmaktayız.
Dudağınız çok inceyse bir defada dolgu maddesinin tamamını kullanmak halk arasında ördek gibi olarak tabir edilen aşırı gergin bir dudağın ortaya çıkmasına neden olabilir. Bu istenmeyen durumla hastalarımızın karşılaşmaması için önce 1 cc lik dolgu maddesinin yarısını enjekte ediyor, kalan yarısını 3 hafta sonra yapıyoruz. Bu sayede dudak ani büyümediği için hem daha doğal bir görünümde oluyor hemde hastamızın sosyal hayatında kısıtlılıklara neden olmamasını sağlıyoruz.
Çok ince dudaklara sahipseniz ve yüzünüzle uyumlu dolgun dudaklara sahip olmak istiyorsanız yapmanız gerekenler şunlardır;
Dudaklarınıza krem sürüp uyuşmasını sağlayıp sonra 1 cc lik dolgu maddesinden açıp yarısını enjekte edeceğiz. Bu sayede abartılı şişlik yada ördek görüntüsü olmayacak. 20 gün sonra tekrar gelin ve açtığımız dolgunun kalanını yapalım. (Bu sayede yavas yavaş büyüme olduğu için kimse farkında olmadan dudaklarınız bir miktar büyümüş olacak.) 2 ay sonra tekrar gelin ve bir tüp daha açıp alt ve üst dudağınıza bölüştürelim . Bu sayede 1 yıl kadar kalıcılığı olan hoş görünümlü dolgun dudaklara sahip olacaksınız.
Dudak volümünüz iyi ama biraz daha dolgun olmasını istiyorsanız bu durumda sadece 1 tüp dolgu açıp yarısını üst kalanınıda alt dudağınıza yapıyoruz. Bu sayede ortalama 8 ay kadar eskisinden çok daha dolgun ve güzel görünen dudaklara sahip olacaksınız.

PRP (PLATET RICH PLASMA)
Kişinin kendi kanından hazırlanan ve büyüme hormonundan zengin hücreleri (trombositleri) içeren plazmanın tekrar kendisine enjekte edilerek verilmesi yoluyla cildi gençleştirmek ve iyileşmeyi uyarmak amacıyla kullanılan bir yöntemdir. PRP uygulama ile cilt elastikiyetinde artma, kırışıklıklarda azalma gibi olumlu etkiler gözlemlenebilir. Ayrıca ciltteki akne izlerini azaltmak için de PRP tercih edilebilir. Hastadan bir miktar kan alınır ve özel cihazlarla trombositler ayrıştırılır. Bunlar aslında vücuttaki yaralanma bölgesinde yoğunlaşan ve iyileşmeyi hızlandırmak için yüksek oranda büyüme hormonu içeren hücrelerdir. Biz de bu mekanizmadan faydalanarak PRP tekniğini sac dökülmesinden cilt gençleştirmeye, hatta ağrı ve bir çok ortopedik hastalığın tedavisinde kullanmaktayız. PRP nasıl uygulanır?
  • Hastadan(16-50 ml) kan alınır, alınan kan miktarı PRP’nin enjekte edilecek bölgeye göre değişir
  • Santrifüj cihazında trombositler diğer kan bileşenlerinden ayrıştırılır. Ayırma işlemi yaklaşık 15 dakika sürer.
  • Ayrıştırılan plazma enjeksiyon için hazır hale getirilir. Bu işlemle konsantre trombosit içeren plazma elde edilir.
  • Hazırlanan PRP amaca uygun olarak belirtilen bölgeye enjekte edilir. İşlemin süreci uygulama alanına bağlı olarak 1-2 dakikadan 30 dakikaya kadar zaman dilimini kapsar.
PRP neden uygulanır? PRP , cilt gençleştirme, saç büyümesini teşvik etme, yumuşak doku iyileşmesini hızlandırma ve iltihaplanmayı azaltmak için kullanılır. Trombosit aktivasyonu, vücudun doğal iyileşme sürecinde önemli bir rol oynar ve PRP ile bol miktarda trombosit hedef bölgeye enjekte edilir. Kişinin kendi kanından elde edildiği için ciddi yan etkilere neden olmaması PRP’nin uygulanabilirliğini artırır. Yapılan bilimsel araştırmalara göre, PRP, çok yeni bir tedavi yöntemi olduğundan etkinliği henüz tam olarak açıklığa kavuşturulamamıştır. Referans: Amerikan Plastik Cerrahlar Derneği web sitesi)

Referans: Amerikan Plastik Cerrahlar Derneği web sitesi

Başa dön